Mehmet Ali Karamemiş, Türkiye'den cebinde 15 dolarla çıkarak
gittiği Avustralya'da bugün hatırı sayılır bir şirketin ve
100 milyon dolara yakın cironun sahibi olan bir işadamı.
Avustralya Türk Sanayici ve İşadamları Derneği'nin de başkanı.
Türkiye tanıtımına katkı yapsın diye düzenlemek için büyük uğraş
verdikleri Gelibolu Tenis Turnuvası yüzünden Karamemiş'in
yaşadığı sıkıntıları işadamı Halim Neyzi'den duydum ve
daha sonra da kendisinden bir mektup aldım.
Avustralya Türk Sanayici ve İşadamları Derneği, kendi maddi katkısıyla Avustralya Açık Tenis Turnuvası' nın bağlı bulunduğu Tennis Australia ile ortaklaşa 1924 nisan tarihlerinde meşhur Melbourne Park'ta bir turnuva yapılacağını tüm dünyaya duyurmuş.
Karamemiş, "Tüm olanaklarımızı seferber ettik ve 18 ülkeden oluşan,
1919 yılında ülkemizi işgal etmeye gelen ülkelerin ANZAC torunları
ile, ciddi bir tenis turnuvası tertipledik. Ülkemiz ve dünya barışına
katkı sağlayacağını umut ediyorduk çünkü" diyor.
Buraya kadar her şey mükemmel değil mi? Üstelik biraz uğraşınca turnuva,
Gelibolu Dünya Gençlik Tenis Kupası yani Uluslararası Tenis Federasyonu
4. Grup çatısı adı altında uluslararası unvana da sahip olmuş.
'Amacımız' diyor Karamemiş: "Turnuvanın uluslararası bir müsabaka olmanın yanı sıra, Gelibolu ve ANZAC faktörünün önemini öne çıkararak Büyük Atatürk'ün Çanakkale savaşlarındaki başarısını ve tarihini uluslararası medya aracılığı ile Avustralya'dan tüm dünyaya duyurmak." Karamemiş iddia ediyor ki bu organizasyon 40 yıl önce bu ülkeye göç eden Türkler'in bugüne kadar yapmış olduğu en büyük etkinlik.
Ayrıca turnuvanın finalinin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın
hemen ertesinde özellikle 24 Nisan günü oynanması da dünya tenis
otoritelerine kabul ettirilmiş.
Bunun sebebini de Karamemiş, "Bu tarihte tüm dünyada biz Türk milletine
karşı yürütülen 'Sözde Ermeni Soykırımı' propagandasının küstahlığını
göstermek ve 1924 nisan tarihlerinde yapılacak olan bu dostluk ve kardeşlik
karşılaşması ile tüm dünyaya Türk insanın barışçı ve dost bir millet olduğunun
mesajını vermek " olarak açıklıyor.